15 Temmuz Gülenin İadesi

Türkiye 1946 yılında çok partili hayata geçiş yaparak, 1950 yılında Demokrat Partinin meclise girmesi ile tek parti iktidarından çıkmıştır. Bu demokratikleşme süreci çok sürmemiş, TSK 1960 yılında darbe yapmıştır.
Bu haber 2017-04-19 16:23:21 eklenmiş ve 84 kez görüntülenmiştir.

 

Türkiye 1946 yılında çok partili hayata geçiş yaparak, 1950 yılında Demokrat Partinin meclise girmesi ile tek parti iktidarından çıkmıştır. Bu demokratikleşme süreci çok sürmemiş, TSK 1960 yılında darbe yapmıştır. Bu darbenin sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Başbakanı ve iki Bakanı idam edilmiştir. Türkiye bu süreçten sonra darbe ve muhtıra yaşamaya devam etmiştir. Tam darbelerden, sıkıntılardan kurtulduk derken 15 Temmuz 2016’da hain bir saldırı ile karşı karşıya kaldık. Darbeciler bu kez Fettullah Gülen Cemaatinin müritleriydi. Gülen, 50 yıllık bir geçmişle devletin bütün organlarına sızmış, devlete kafa tutan Paralel bir devlet gibi hareket etmeye başlamıştı.

Gülen’in İadesi Darbeden Önce İstenmişti

15 Temmuz darbesinden önce yaşanan bazı olaylar ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan paralel devlet yapılanmasının farkına varmıştı. Devleti bu örgütten temizlemek için çalışmalara başlamış, Amerika Birleşik Devletleri Başkanından da, Gülen’in iadesini istemiştir. Ancak Amerika Gülen’i hep korudu ve sayın Cumhurbaşkanı’nın bu sözlerinden sonra gerekeni yapmadı. 15 temmuz gülenin iadesi yine yapılmadı. Ortada bir sürü kanıt mevcut iken, ABD iade için hala bir somut kanıt beklediklerini söylemekte. Dershanelerin kapatılması konusunda hükümetle karşı karşıya gelen Gülen Cemaati, bundan sonraki süreçte hükümeti ve Türkiye’yi yıkmaya yönelik çalışmalarını hızlandırmıştır. Belki de Gülen Cemaati artık yolun sonuna geldiklerinin farkına varmış, son hamlelerini yapmaya çalışıyordu.

Medya Aracılığı İle Algı Operasyonu Yaptılar

Medya halkın bilgilendirmesi için çok önemli bir iletişim aracıdır. Gülen cemaatinin medyayı çok iyi kullandığı ortaya çıktı. Fuat Avni, Türkiye’de konuşulan en çok takip edilen hesaplardan birisiydi. Devlet aleyhine söylemiş olduğu her şey gerçekleşiyordu. Bu hesaptan halk yalan yanlış bilgiler ile dolduruluyor, hükümete karşı kışkırtılıyor, bir algı operasyonu yapılıyordu. Daha önce devlet adamlarının odalarına dinleme cihazları koyarak, devletin üst kademelerdeki ajanlarını kullanarak her türlü istihbarata sahip olup, devlet için bölücü çalışmalar yapıyorlardı. 15 temmuz medyanın durumu dendiğinde öncesi ve sonrası akla gelmekte.

 

FETÖ terör örgütünün yapılanmasında kullanılan medya, bu örgütün yok edilmesinde de çok iyi kullanılmıştır. O gece halk, Cumhurbaşkanı tarafından medya aracılığı ile bilgilendirilmiş, meydanlara davet edilmiştir. Bu bilgilendirme ile halk kısa sürede sokakları doldurarak hainlere dur. Darbenin püskürtülmesinden sonra 20 Temmuz’da OHAL ilan edilerek FETÖ’ne karşı geniş çaplı bir temizlik operasyonu başlatıldı. Halk 28 gün boyunca sokakları boş bırakmadı. Buna Demokrasi nöbeti dendi. Cumhurbaşkanı katıldığı bir TV kanalında, Demokrasi nöbetini Yenikapı kapıda yapacakları bir mitingle taçlandıracaklarını belirterek, tüm halkı davet etti. 7 Ağustos da Yenikapı mitingi beş milyon kişinin katılımı ile yapıldı. Meclisi bombalayıp, halka tüfek tank ile saldıran darbecilere tokat gibi bir cevap oldu.

ETİKETLER :
Diğer GÜNCEL haberleri

Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Sizce En Başarılı Parti Hangisi?
Ak Parti
CHP
MHP
HDP
Ajans Gazete, Haberler, Son Dakika Haberler
© Copyright 2016 Ajans Gazete. AjansGazete.Com Tm haklar sakldr.
GÜNCEL
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA