istanbul escort istanbul escort gaziantep escort gaziantep escort bayan

Çavuşoğlu:Afrinden Ülkemize Yönelik Tehdit Geliyor

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ''Afrin'den Türkiye'ye yönelik tehditler ve saldırılar geliyor. Buraya istediğimiz zaman teknik planlamalar ne zaman yapılırsa müdahale ederiz, ansızın da girebiliriz'' dedi. ABD'nin Kudüs kararını da yorumlayan Çavuşoğlu, ''Bölgede gerginliğe yol açmıştır adeta kışkırtıcı bir adım olmuştur. İslam dünyasından bazı ülkeler görüyoruz ki bir korku içinde'' ifadesini kullandı. Bakan, Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'ne katılabilecek Kürt temsilcilerin listesinin de Rusya'ya verildiğini açıkladı.
Bu haber 2017-12-12 14:09:58 eklenmiş ve 126 kez görüntülenmiştir.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Rus askerlerini Suriye'den çekeceği yönündeki açıklamasına ilişkin, Rusya'nın daha önce de Suriye'den asker çektiğini fakat daha sonra çatışmalar şiddetlenince öncekini aşan miktarda tekrar asker getirdiğini hatırlattı. Suriye'de öyle ya da böyle DAEŞ ile mücadelede önemli yollar katedildiğini dile getiren Çavuşoğlu, rejim, İran ve Rusya'nın üçlü ittifak içinde başka konulara da odaklandıklarının altını çizdi. Bölgede Rusya ve ABD'nin üsleri olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, "Dolayısıyla buradan çekilecek havası estirilirse bu doğru ve gerçekçi değil. Zaten Rusya'nın orada 2 tane üssü ve değişik bölgelerde konuşlandırılmış askerleri de var" diye konuştu. Çavuşoğlu, Afrin'e ilişkin soru üzerine "Bizim Afrin veya başka bir yere girmemiz için ya da bize tehdit oluşturan teröristle mücadele etmemiz için orada birinin olması ya da olmaması gerekmez. Önemli kriter bize tehdit mi değil mi? Ve bunun zamanlaması" diyerek Türkiye'nin hedefinin şu anda ilişkiler kopuk olsa da rejim ya da başka ülkeler olmayacağının altını çizdi. Çavuşoğlu, şu an itibarıyla da böyle bir tehdidin söz konusu olmadığını vurguladı.

 

Halihazırda tehdidin terör örgütü PYD/PKK'dan geldiğine işaret eden Çavuşoğlu, böyle bir operasyon düzenlendiğinde de önceden bilgilendirme yapıldığını belirtti. Bakan Çavuşoğlu, YPG güçlerinin Afrin'den Rusya kontrolünde çekilip yerine rejim güçlerinin gelmesi gibi bir durumun söz konusu olup olmayacağının sorulması üzerine, "Suriye'de her türlü ihtimal olur. Önemli olan bu ihtimaller karşısında siz neler yapacaksınız? Olmaz denilen bir çok şey Suriye'de oldu. Bir yerde çatışma var, diğer yerde de facto bir şekilde iş birliği var" ifadelerini kullandı. Putin'in dün Türkiye'ye yaptığı ziyarette, Suriye'ye ilişkin olarak, daha çok bundan sonra atılacak adımlar, siyasi süreç ve gözlemcilerin tam olarak yerleştirilmesi, Astana süreci ve Ulusal Diyalog Kongresi fikrinin konuşulduğunu anlatan Çavuşoğlu, bunların yanı sıra Türk Akımı, S-400, Akkuyu Nükleer Santrali ve ticaretin önünde kalan engeller gibi konuları da değerlendirme fırsatı bulduklarını dile getirdi.

 

"YPG KÜRTLERİN AZ BİR BÖLÜMÜNÜ TEMSİL EDİYOR"


Çavuşoğlu, "Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'nde Türkiye'nin kırmızı çizgisi konusunda değişen bir şey var mı?" sorusuna, YPG'nin Kürtlerin tek temsilcisi olmadığı hatta Kürtlerin çok az bir bölümünü temsil ettiği yanıtını verdi. Türkiye'de Suriye'den kaçan 300 bin Kürt olduğunu belirten Çavuşoğlu, şu anda Suriye'nin yüzde 20'sini YPG yönettiği halde söz konusu Kürtlerin bu bölgelere dönemediğini söyledi. Mevlüt Çavuşoğlu, şöyle devam etti: "YPG Kürtlerin az bir bölümünü temsil ediyor. Biliyorsunuz Suriye Ulusal Koalisyonu var, Kürt Ulusal Koalisyonu var. Bunun dışında Kürt gruplar var, Avrupa’da yaşayan Kürt gruplar da var. Biz zaten bunların hepsiyle temastayız. Yani biz Kürt kardeşlerimize karşı değiliz. Tam tersi onların yanındayız ama terör örgütlerine karşıyız. Dolayısıyla diyalog kongresinde Kürtleri temsil edecek çok sayıda değişik gruplar var, bunların liderleri de var, hatta değişik değişik aşiretler de var. Bunların isim listesini biz çıkardık, bu fikir ortaya çıkmadan önce de Rusya ile paylaşmıştık. Hatta Suriye’de YPG'nin kapattığı çok sayıda Kürt siyasi parti var. Tüm onların listesini Rusya’ya verdik. Rusya da onların bazılarıyla temasa geçti. Dolayısıyla Kürtleri kim temsil edebilir bunların çalışmasını yapıyor, İran ve Rusya ile de bunu paylaşıyoruz. Zaten YPG'nin burada olmasına İran da karşı." Çavuşoğlu, Rusya'nın bu konuda ikna olmasa da Türkiye'nin tutumuna saygı gösterdiğini belirterek Soçi'de de üç ülkenin birlikte karar vereceğini hatırlattı.

 

"TÜRKİYE'NİN ESAD İLE İLGİLİ TUTUMUNDA DEĞİŞİKLİK YOK"


Putin'in dün Suriye'de Esad ile görüştüğünün hatırlatılması üzerine, Çavuşoğlu, böyle bir görüşmenin ilk defa olmadığının herkes tarafından bilindiğine işaret etti. İran'ın da Esad’ı desteklediğinin bilindiğini söyleyen Çavuşoğlu, ancak Türkiye'nin Esad ile ilgili tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığını vurguladı. Çavuşoğlu, "Burada rejim ve muhalif grupların geçiş hükümetiyle ilgili bir uzlaşıya varması önemli. Bizim bu konudaki tutumumuz belli. Biz Esad’ın geçiş hükümeti de olsa Suriye'yi birleştiremeyeceğini, tam tersi ayrıştıracağını düşünüyoruz. Hatta Esadlı bir geçiş hükümetinde Suriye'nin şeffaf şekilde seçimlere hazırlanamayacağını da düşünüyoruz" dedi. Bakan Çavuşoğlu'na yöneltilen sorular ve alınan yanıtlar şöyle: Rusya Devlet Başkanı Putin, Türkiye'den önce Suriye'deydi, Esad'la görüştü Mısır'a da gitti, Rus askerleri çekme talimatı verdi. Ne anlama geliyor sizce? Daha önce de Rusya Suriye'den asker çekmişti bir kısmını çekmişti daha sonra çatışmalar şiddetlenince tekrar asker getirdi. Suriye ve Irak'ta DAEŞ ile mücadelede önemli mesafeler katedildi.

 

Rejim İran ve Rusya başka konulara da odaklanıyorlar. Burada Rusya'nın da Amerikan'ın da üsleri var. Gözlemciler var ne kadar asker çekecek bakacağız. İdlib'de biz varız. Dün Sayın Cumhurbaşkanımızla Putin başbaşa görüşmeler yaptı. Siyasi süreç bundan sonra atılacak adımlar Astana süreci. İkili ilişkileri başta Türk Akımı S-400 gibi ticaretle ilgili konuları da değerlendirme fırsatı bulduk. Rus askerinin çekilmesinin Afrin'e etkisi ne olur? Rus askeri çekilince rejim güçleri mi gelecek oraya? Ya da PYD ile bir anlaşma olabilir mi? Bizim Afrin'e girmemiz için orada birisinin olması ya da olmaması gerekmez. Önemli kriter bize tehdit mi değil mi? Afrin'den Türkiye'ye yönelik tehditler ve saldırılar geliyor. Biz buraya istediğimiz zaman teknik planlamalar ne zaman yapılırsa müdahale ederiz ansızın da girebiliriz. Bize tehdit olursa hedefimiz rejim de olur. Şu anda böyle bir tehdit söz konusu değil. Şu andaki tehdit terör örgütünden geliyor PYD/PKK'dan geliyor. Böyle bir operasyon yapıldığı zaman önceden bilgilendirme yapılır. Bir de siyasi çözüm arayışı var. Suriye Ulusal Diyalog Kongresi.

 

''SUUDİ ARABİSTANDAN NET BİR BİLGİ YOK''

 

PYD-YPG varlığı bu konu görüşüldü mü dün? Bir uzlaşmaya varılabildi mi? PYD dışında Türkiye'nin onay vereceği Kürtleri temsil edecek bir grup? YPG Kürtlerin tek temsilcisi değil hatta Kürtlerin çok az bir bölümünü temsil eder. Bakmayın zorla insanları kendi silahlı ekibine dahil ettiğini. Şu anda Suriye topraklarının yüzde 20'sini YPG yönettiği halde bu Kürtler buralara dönemiyor. Biz Kürt kardeşlerimize karşı değiliz onların yanındayız. Diyalog Kongresi'nde Kürtleri temsil edecek çok sayıda değişik gruplar var bunların liderleri var hatta değişik değişik aşiretler de var. Bunların isim listesini çıkardık daha önce de Rusya ile paylaşmıştık. Onların listesini Rusya'ya verdik. Rusya da onların bazılarıyla temasa geçti. YPG'nin burada olmasına İran da karşı. Esad'la yaptığı görüşme hatta Mısır'a gitmesi de önemliydi tabii. Bir mesaj alışverişi mi var? Ya da bir karar oluşumu? Bize yönelik bir mesaj değil. Bizim Esad'la ilgili tutumumuzda herhangi bir değişiklik yok. Rejim ve muhalif grupların bir uzlaşmaya varması önemli. Esad olacak mı olmayacak mı? Biz Esad'ın Suriye'yi birleştiremeyeceğini düşünüyoruz. Esad'lı bir geçiş hükümetinde Suriye'nin gerçek anlamda seçime hazırlanamayacağını da düşünüyoruz. Kudüs başlığına geçelim. ABD'nin kararının ardından Türkiye'nin adımı ne olacak? İsrail'le ilişkiler yeniden ele alınacak mı? ABD ile ilişkilerde herhangi bir adım atılacak mı? İslam İşbirliği Teşkilatı'nın yarın yapacağı toplantı önemli. Katılım nasıl olur? Birleşik Arap Emirlikleri'nden dışişleri bakanı katılıyor. Henüz Suudi Arabistan'da kimin katılacağı belirtilmedi bugün belli olur. Katılım olup olmayacağını bilmediğimiz bir kaç ülke var. Mısır dışişleri bakanı düzeyinde katılıyor. Suudi Arabistan'dan net bir bilgi yok.

 

''İSRAİL YÖNETİMİ FİLİSTİNLİLERE ZULM EDİYOR''

 

Ama bugün belli olur katılıp katılınmayacağı. Neden böyle bir şey yaptı? Konuştuğumuz Amerikalılar bile cevap veremiyorlar. Süper güç böyle adaletsizlik yapmakla olmaz. Bu politikalarla sizi kimse takmaz şimdi takmadığı gibi. Yarınki zirvede güçlü mesaj vereceğiz. Arap dünyasından tepkiler geldi bazı ülkelerden az geldi. Görülüyor ki bazı ülkeler bu kararı alan ülkeden fazla çekiniyor. İslam dünyasından bazı ülkeler görüyoruz ki bir korku içinde. Korkunun ecele faydası var mı? Kimden korkuyorsunuz neden korkuyorsunuz? Yaptırım kararı çıkar mı? Yaptırıma karşıyız. Filistin'in tanınması için çağrıda bulunacak. ABD'nin aldığı bu karar güçlü bir şekilde reddedilecek yok sayılacak. ABD gibi bir ülkenin bu duruma düşmemesi gerekiyordu. ABD'ye hangi yaptırımı uygulayacaksınız? ABD'nin bu yanlıştan geri dönmesini bekleyeceğiz. Bu karar yok hükmünde sayılacak. Biz Doğu Kudüs'ün Filistin'in başkenti olduğunu tanıyoruz. 1967 öncesi sınırlar. Bu elbette yarınki metinde de olacak. Kararı alan Amerika niye İsrail ile ilişkileri gözden geçiriyoruz diye görüş oldu. Ne diyorsunuz? Biz ilişkileri normalleştirirken İsrail bize 'Bundan sonraki süreçte İsrail'i eleştirecek misiniz?' diye soru sordu. Eğer İsrail Filistinlilere saldırırsa topraklarını işgal ederse Filistin topraklarını çalarsa biz eleştiririz dedik. Bizim eleştirimizin düzeyi İsrail'in saldırganlığının düzeyi ile orantılı olur dedik. Amerika'nın aldığı kararın İsrail'e de bir faydası yok. Bölgede gerginliğe yol açmıştır adeta kışkırtıcı bir adım olmuştur. Biz bunu kabul edemeyiz. Şu andaki İsrail yönetimi bunun üzerine atlıyor. Şu anda İsrail yönetimi Filistinlilere zulmediyor.

 

''ABD İLE İLİŞKİLER VE PENTAGON'UN AÇIKLAMASI''


Biz DEAŞ'a karşı operasyonlarda terör örgütü ile işbirliği yapılmasına ve silah verilmesine karşıyız. Kilis'te 20'den fazla vatandaşımız hayatını kaybetti. Trump'ın verdiği söz bundan sonra YPG'ye silah verilmemesiyle ilgiliydi bunu net söyledi telefonu kapatmadan önce teyit etti. Bu saçmalığın çok daha önceden bitmesi gerektiğini söyledi. ABD Başkanın sözü Pentagon'a geçmiyorsa bu ABD'nin iç meselesi olmakla birlikte bizi de ilgilendirir. İnşallah sözünü tutar. Cumhurbaşkanı'nın 'Nasıl müttefiklik?' diye sorduğu ABD ile ilişkiler gergin. Vize krizi, Hakan Atilla davası, Gülen'in iade edilmemesi, Kudüs başkent ilanı, YPG'ye yardımlar ve tüm bunlar olurken ABD Ankara'ya hala büyükelçi atamadı. Prosüder uzun sürer biliyoruz ama siyasi bir anlamı var mı sizce? Siyasi bir anlamı yok. Tillerson'a (ABD Dışişleri Bakanı) da sordum atamaları yapıyor musun diye yeni birkaç tane atama yapmış. Beyaz Saray'da ve Washington'da atamalarla ilgili makaleler çıktı bir boşluk durağanlık var. Kendi iç meselesi ama büyükelçinin şu anda atanmaması bize yönelik bir sorun değil. Yargı bağımsızlığı diyorlar ya ben öyle düşünmüyorum. Bir yerel personelin tutuklanmasından sonra Amerika bu adımları attı. Bir kişinin gözaltına alınmasından sonra bu adımları atıyorsunuz ama siz bizde darbe yapanı evinizde tutuyorsunuz o zaman bizim hangi adımları atmamız gerekiyor. Bu kişi sizin için neden bu kadar önemli? İstanbul'daki Metin Topuz neden önemli? Çünkü FETÖ ile tüm temasları bu kişi yürütmüş yapmış.

 

''BAŞİKA'DAKİ TÜRK ASKERİ VARLIĞI''


Başika Kampı şu anda gündemde değil. Konuyu dostane şekilde Irak yönetimiyle konuşacağız. Kampın amacı DAEŞ'e karşı yerel güçleri eğitmek. Bizim oradaki amacımız Irak'ın toprak bütünlüğünü ihlal etmek değil DAEŞ'e karşı mücadele. SINIRDA IRAK-YPG İŞBİRLİĞİ YPG ile ortak karar niçin aldılar onu bilemiyoruz kendileriyle görüşeceğiz. DAEŞ şehirlerden kaçınca kırsala gitti. YPG'den Irak'ın da rahatsız olduğunu çok iyi biliyoruz.

 

''AVRUPA BİRLİĞİ (AB) İLE İLİŞKİLER''


Mali yardımları, 100 milyon dolar yardımı askıya aldık. 100 milyon dolarla mı bizi tehdit ediyorsunuz? Siz önce Suriyeliler için verdiğiniz sözü tutun. 3 milyar euronun sadece 800-900 milyon avrosunu verdiniz şu ana kadar. O sözünü bile tutmamışsın. Ben sözümü tutmuşum, Suriyelilere bakmaya da devam ediyorum. 100 milyon avroyla mı beni tehdit ediyorsun? Bunlar ucuz politika. AB ve AB üyesi birçok ülke bu popülizme yenik düşmüştür. 100 milyon doları versen ne olur vermesen ne olur? Bununla mı korkutuyorsun? Bunu yaparak mı Türkiye'yi terbiye edeceksin? Artık AB'nin itibarı kalmamıştır kendi içinde de itibarı kalmamıştır. Tehditle yaptırımlarla böyle bir netice alamazsın. Yaptırım uyguluyorsun Rusya'ya ne netice alıyorsun? AB'nin dengeli olması gerekiyor çifte standarttan ve iki yüzlülükten uzak olması gerekiyor. Üyelik için başvurduğumuz bir ülkenin kötü olmasını niye isteyelim? Avrupa'nın kötülüğünü niye isteyelim? Dik durduğumuz zaman da bizden hazetmiyorlar.

 

''LOZAN TARTIŞMASI'' 


Bizim Yunanistan'ın toprak bütünlüğü ile ilgili bir sorunumuz yok. Hala anlaşamadığımız adalar var. Burada birçok sözleşme yenilenmiştir hiçbir anlaşma yenilenemez diye bir anlaşma yok. Revize de edilebilir. Mesela serbest ticaret anlaşması 20 sene önce imzalanmış bugünü karşılamıyor. Mesela Türk ismini Batı Trakya Türkleri kullanamıyor. Lozan'da uygulanamayan şeyler de var. Tüm bunların gözden geçirilmesi gerektiğini söylüyor Cumhurbaşkanımız.

NTV

ETİKETLER :
Diğer GÜNCEL haberleri

ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Sizce En Başarılı Parti Hangisi?
Ak Parti
CHP
MHP
HDP
film izle online film izle hd film izle biyografi film izle çizgi film izle drama film izle fantezi film izle gelecek film izle gerilim film izle gizemli film izle imdb 7 film izle komedi film izle korku film izle kovboy film izle macera film izle
Ajans Gazete, Haberler, Son Dakika Haberler
© Copyright 2016 Ajans Gazete. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT Haber Yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNCEL
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
trk porno